Muse Türkiye Fan Sitesi
Muse Türkiye Fan Sitesi     anasayfa | forum | resim | biyografi | diskografi | sözler | az bilinenler | tab | multimedya 

             
Chris'in Inland Invasion Röportajı

Albümün sözlerini komplo teorilerine göre yazan vokal, gitarist, klavyeci Matt Belammy, yaratıkları ve dünyanın başına gelecek olan felaketleri etkileyici sesiyle adeta Freddie Mercury gibi seslendiriyor.

“Bence o gerçekten dürüst bir söz yazarı.”
diyor Wolstenholme, grubun 27 yaşındaki bassisti. “Hiçbir şeyden çekinmedi. Aynı zamanda, eleştirildiği kadar da açık değil, aslında sözcükler biraz yoruma açık.”

Temmuz ayında piyasaya sürülen albüm grubun dördüncü albümü. “Black Holes and Revelations” İngiliz müzik listelerine birinci sıradan giriş yaptı. Mercury Müzik Ödülü’ne aday oldu, ancak ödülü Arctic Monkeys’e kaptırdı.

İlk single "Knights of Cydonia" girişinde dört nala koşan at efektleri ve mariachi sesleri.(Meksikalı bir müzik aleti,üflemeli sanırım) Modern rock radyo istasyonları bunu tozutmak için çalıyorlardı.

Ardından hoperlörler buna dayanıyor, Dick Dale stili bir gitarla “Hoodoo” çalıyor, Bellamy’nin babası George’a saygı değer bir şekilde,1962’de ‘Telstar’ adlı parçalarıyla Birleşmiş Milletlerin müzik listelerine giriş yapan, The Tornadoes adlı surf rock gurubunun üyesi.

Wolstenholme tüm albümün aynı yerde yapılmadığını belirtiyor.


Revelations'ın ilk çalışmaları, 17.yy’da Fransa’nın ortalarında yapılmış olan bir şatoda gerçekleşti
“her şeyden uzak kalmış bir yere ihtiyacımız vardı, internet olmayan, televizyon olmayan ve telefon olmayan. Yapılacak tek şey müzikle uğraşmaktı.” Ve Muse, -davulcu Dom Howard çıldırmadan mekan değiştirme ihtiyacı duydu.

Grup, New York City’ye gitti ve David Bowie’nin de hayran olduğu yapımcı Rich Costey’le tekrar stüdyoya girdi.(Absolution’da da beraber çalışmışlardı.) Dans klüplerine olan yakınlık kesinlikle R&B ritimlerine kaymalarına sebep oldu. Hatta Belammy burada biraz DJ’lik çalışmalarında bulundu.

“Sonunda bu klüplerden birine gidicektik ve orada çalınan parçalar hep elektronikti. 'Supermassive Black Hole'daki 'Map of the Problematique,'deki 80’lerin havası buradan geldi."

Bir çok fan, parçalardaki bu Prince tarzı esintiyi şaşkınlıkla karşıladı.

”Daha önceki çalışmalarımızda yaptıklarımız, daha çok rock ve ağır klasik müzik esintileri içeriyordu.”
diyor Wolstenholme,ve ekliyor “ama bazen artık farklı bir şeyler yapmanız gerektiğine inanıyorsunuz.”

Grup böylece, bazı fikirleri arkada bıraktı ve ortaya “övündüğümüz bir parça gerçekten, farklı oldu ve daha önce yaptığımız, her şeyden farklı bir şey oldu.”

Bütün bunlar, Muse Inland Invasion’a gelip çalmadan önce var olan yüzeysel bilgilerdi. İşin en güsel kısmı büyük üçlü gelecek ve ortamı sallayacaklar. Wolstenholme 2004’te geldiklerinde kolunu kırmıştı.
“Tam bir kabus gibiydi. Tekrar dönüp orada çalacak olmak çok güzel bir duygu.”

İşte aşşağıda Muse’un bassisti Chris Wolstenholme’la yapılan röportajdan bazı kesitler:

Soru: KROQ(106.7) sizin albümünüzü destekleyen en büyük kuruluşlardan. Bunun sizin için anlamı var mı, siz ilk albümünüzü çıkarırken 1999’da acaba çalıcaklar mı diye endişeleniyordunuz?
Wolstenholme: Yaklaşık dört yıl kadar önceydi, Amerika’da oldu çünkü ikinci albümün sürümüyle ilgili bazı şeyler iyi gitmiyordu ve ikinci albümümüz burada sorunlar yaşadı. KROQ’da 2002’de Time is Running Out çalındığında çok ilginçti…burada çalmak için tekrar bir şans çıkmıştı, çok güseldi.

Soru:Buradaki yani Güney California’daki sahne performanslarınızda seyirciden aldığınız tepkileri güzel buluyor musunuz, diğer yerlere göre?
Wolstenholme: Bunu Batı’da daha çok buluyoruz aslında…Amerika’da birkaç yıl önce çaldığımız performanslar hep doğu kısımlarındaydı ve oradaki seyirciler daha seçkindi. Eğer Batı’ya doğru giderseniz, seyirci daha hareketli, ateşli oluyor ama buraları görmek güzel.

Soru:Temmuz ayına dönelim, grup en büyük performansını Greek Theatre’da Los Angeles’da yaptı.
Wolstenholme: Bunu bana söylemeyin çünkü dört yıl önce Los Angeles’da 6.000 kişiye çaldık.

Soru: Muse’un Büyük Britanya’da önemli festivallerde çalması başa çıkması zor bir şey mi, tıpkı geçen ay yaptığınız Reading/Leeds Carling Haftasonu gibi, ve sonra buraya gelip ufak yerlerde çalmak?
Wolstenholme: Büyük festivallerde çalmak biraz cesaret işi, çünkü açıkcası buralarda çok fazla seyirci oluyor. Bununla birlikte, buralarda seyirciyle çok fazla iletişim kuramıyorsunuz, çok uzaktalar yani buhulu görüyor gibi…ama küçük klüplerde insanların yüzünü görebiliyorsunuz ve siz müziği çalarken neler hissettiklerini daha iyi anlayabiliyorsunuz.

Soru: Morgan gibi, yeni bir dördüncü üyeyle çalışmak nasıl bir şey?
Wolstenholme: Harika. Bence grubun ruhu ve kalbi her zaman bizim üçümüzden oluşuyor olacak. Ancak bazı ciddi parçalarda, özellikle bu albümde canlı performansta yetersiz kalacaktık, bir dördüncü eleman eksikliğinden, biz de bu parçaları canlı çalmamaya ciddi ciddi karar vermek üzereydik. Dördüncü elamanın olması uzun zamandır düşünülen bir şeydi.

Soru: "Soldier's Poem", yeni albümün en güsel parçalarından biri. Daha çok sanki Muse Unplugged gibi. Bu parça ortaya nasıl çıktı?
Wolstenholme: Orijinal parça aslında şu halinden çok daha destansıydı. Aslında bir versiyonunu Absolution’ı kaydederken çalmıştık, örneğin nakarat, davuldaki gecikme gibi…stüdyoya girdiğimizde, düşündük de biraz 1940’ların jazz ezgileri gibi, eski enstrumanlarla bir şeyler yapalım. Matt 50’lerin gitarıyla, ben 1940ların kontra bassıyla çaldım, Dom’da çok eski püskü bir davul aldı, şu çok eski müzik dükkanlarında bulabileceğiniz cinsten enstrumanlardı. İki üç tane de mikrofon aldık ve kayıt düğmesine bastık. Albümde dinlediğiniz parça büyük ölçüde böyle oluştu.

Soru:Aynı zamanda bu albümde grubun geleneği gibi olan klasik müzik esintilerinden de vaz geçmediniz ve bunları az da olsa bazı bölümlerde kullandınız.
Wolstenholme:Bence bu bizim üçümüzden gelen bir şey ve sürekli belirli bir seviyede bizde bulunan bir şey.Sanki hala ikinci albümden beri içimizde olan bazı şeylerin devamı gibi. Matt çok piyano çaldı ve ben Rachmaninof dinlerim, biz bunu seviyoruz. Bu bizde hala az da olsa var ve açıkcası Absolution, bunun dışa vurumuydu. Bunu son albümde biraz geri planda tuttuk.

Soru:Sizce Muse’un önceden bir yerlere gelmesi sizin daha rahat hareket etmenize yardım etti mi?
Wolstenholme: Belki. Başka gruplar da var, sürekli daha iyisini yapan. Belki bizim İngiltere’nin güneyinde ufak bir kasabadan gelmemizin de etkisi var. Biz orda büyüdük, müzikle ilgilenen çok kimse yoktu. Gruplar gelip orda çalmazdı. Biz de buranın dışına çıktık. Bu hep bizimle gelen bir şey…biz hiçbir zaman asıl piyasanın bir parçası olmadık.

Soru: Knights of Cydonia videosu, yılın en yaratıcı klibi. Yapımı eğlenceli oldu mu?
Wolstenholme:Evet, biz kliplerle ilgili hep sorunlar yaşadık, kliplerle hiç barışamadık…kaderini yapımcıya bırakıveriyorsun veya yönetmene ve onun dediklerini yapmak zorunda kalıyorsun. Bence Cydonia ilk defa bizim oturup üstünde kafa yorduğumuz bir klip oldu, ve bence gerçekten çok güzel bir klip.
 
 
 
MUSE Türkiye Fan Sitesi |  Muse Fan Kulübü © 2006 | Enes Tural | HAKKIMIZDA